Quantcast
Viewing all articles
Browse latest Browse all 11844

Günseli Ö. Ocakoğlu - 4 kişiden 3'ü cep telefonunun içindeki bilgileri çaldırmış

Image may be NSFW.
Clik here to view.
Haber şu: Maliye Bakanlığı, ithalatı frenleyerek cari açığı azaltmak için yurtdışından yolcu beraberinde getirilen telefonlara 100 liralık harç, abone kayıt ücreti getirdi.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kayıt altına aldı ama buna rağmen yılın ilk 9 ayında Türkiye’ye yolcu beraberinde giren cep telefonu sayısı 900 bini aştı. Geçtiğimiz yıl rakamın 1 milyon 125 bin olduğu düşünülürse tüm bu tedbirlere rağmen yıl sonunda rekor kıracağımız ortada. Bir de bu rakamın üstüne ithalatçı firmaların ilk 9 ayda yaklaşık 11 milyon cep telefonu getirdiğini düşünürsek belimizi büken cari açığın kaynaklarından birine ulaşırız. Yani sonuç, son model cihaz kullanma tutkumuz giderek artıyor ama ne yazık ki bu tutkulu halimize rağmen ne cihazımızı ne de içindeki bilgiyi koruyoruz.‘Bana bir şey olmaz’ inancımız artıyorSiber suçların daha da artacağını söylüyordu uzmanlar. Öyle de oldu. Hiç düşünmediğimiz biçim ve yollardan hatta farkında olmadan pek çoğumuz yakalandı siber tuzaklara. Son dönemde bırakın bireysel kullanıcıyı, işi büyük datayı toplamak olan Facebook, Twitter ve Google bile siber suçluların gazabına uğradı hem de aldıkları onca tedbire rağmen. Edelman Berland tarafından Temmuz-Ağustos 2013 tarihleri arasında 24 ülkede 13 binden fazla kullanıcıya yüz yüze sorularak siber suç dünyasında neler oluyor sorgulanmış. Dünyada da benzer durumlar varsa da Türkiye’deki rakamlar diğerlerini katlıyor: 7 milyon vatandaşımız siber saldırıya uğramış. Bu işin maliyeti 2 milyon dolar. Yüzde 46’sı erişkin olmak üzere yüzde 63’ümüz en az bir kere saldırıya maruz kalmış. Dünyada kişi başı malî kayıp yüzde 50 artarken bizde 6 katı artarak 54 dolardan 309 dolara çıkmış. Canımızdan aziz bildiğimiz cep telefonlarını çaldıranların oranı yüzde 24. Siber saldırılar bizi telefonumuzla yalnızken yakalıyor, yüzde 39 saldırı akıllı telefonlara geliyor. Peki, neden çünkü yüzde 40’ımız cep telefonlarımızı çocuklarımız oynasın diye veriyoruz. Akıllı cihazları kullananların yüzde 62’si kendini koruyacak bir güvenlik çözümü olduğunu dahi bilmiyor! Uzmanlar bu tedbirsizliği lüks bir arabaya sahip olmak ama cam ve kapılarını kapatmadan yol ortasında bırakmak olarak tanımlıyor.Siber denildiğine bakmayın, suçlar gerçekSon dönemde puan, para, ödül türünden kazandıklarımı hemen alabileceğim linkler, numaralar veriyor birileri. Şu askerli polisli kandırmacalar da çıktı yoluma. Suça siber deyince insanın aklına ince ayrıntılarıyla düşünülmüş işler geliyor. Aman yanılmayın! Dolandırıcılar çok temel ihtiyaç ve kaygıları tetikleyen küçük yemler atıyor. Sıkı durmak, aldanmamak gerekiyor. Bir de sorum var; bütün bu saldırılardan vatandaşı koruyacak GSM’ciler, düzenleyiciler ve kanun koyucular nezdinde bir mekanizma yok mudur?“Kendi” olmak isteyen “Ben” kuşağından yeni haberlerOlup biteni anlamaya çalışırken Y kuşağına dikkat kesilmiştim. İlki Şubat 2013’te olmak üzere pek çok kez araştırmadan da yararlanarak “Dünyayı değiştirecek kuşak geliyor” mealinde yazılar yazmıştım. Bu kez yine Delloitte Vakfı’nın yine Y kuşağıyla ilgili bir araştırma geçti. 17 ülkede yapılan araştırmanın Türkiye rakamlarını yorumlayarak paylaşayım: 29 yaş altı nüfus 37 milyon; yüzde 37,7’si çalışıyor, öğrenciler dahil yüzde 62,3’ü çalışmıyor. Huzursuz kuşağın gelecekte kendi arasında da ciddi bir rekabet olacak gibi gözüküyor. Gelecekle ilgili derin kaygılar dile getiriliyor. En önemli sorunun kaynak azlığı, enflasyon, yaşlanan nüfus olduğu düşünülüyor. Y’lerde, işsizliğin bir sorun olarak önlerinde durduğu görülüyor. Teknolojiyle iç içe olan genç kuşak, inovasyonun iş dünyasından doğacağını düşünüyor. Sırasıyla; eğitim, enerji ve kamudan inovasyon bekliyor. Rakamlar Y’lerin aldığı eğitimi yeterli bulmadığını işaret ediyor. Yüzde 78’i işteki başarı için inovasyonun şart olduğuna ama finansal anlamda kısıtlarının olduğuna inanıyor. Önleri açılmalı, küstürülmemeliler. Yüzde 66’sı eğer şirket inovatif ise çalışmak isterim, yüzde 60 zaten inovatif bir şirkette çalışıyorum, diyor. Yüzde 95’i ise inovasyondan para kazanacağına inanıyor. Yenilikçi olduğunuzu düşünüyorlar ama yenilikçi ürünler konusunda fakiriz diyorum. “Öyle demeyin!” diyorlar çünkü 3 taneden 2’si kendini inovatif görüyor. Şirketlerin topluma katkı sağladığını düşünenlerin oranı çok yüksek; yüzde 70. Bu da şirketlerin ekonomik değer yaratıyor olmasının ötesinde sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermeleri gerektiğine işaret ediyor. Esinlendirici liderliğin inovasyonu artıracağına inananlar çoğunlukta. Ben kendim icat çıkarırım, diyenlerin sayısı ise hiç de az değil; 5 kişiden biri. Düşünsenize toplumun yüzde 20’si inovasyona kafa yoran bir toplum nerelere uçar. Telaşlı ve kıpır kıpırlar. Bir önceki kuşaktan olanakları çok daha fazla ama kaynakları daha kıt. Hızlı olanın kazanacağı acımasız bir rekabet içinde olacaklar. Bu nedenledir ki toplumun içinde bir motif olmak yerine başarmak için tek başına “ben” olmayı seçiyorlar. Müneccim olmak gerekmiyor. Görünen o ki gelecekte Y’lerin işi şimdikilerden daha zor olacak.

Viewing all articles
Browse latest Browse all 11844

Trending Articles


Mide ağrısı için


Alessandra Torre - Karanlık Yalanlar


Şekilli süslü hazır floodlar


Flatcast Güneş ve Ay Flood Şekilleri


Gone Are the Days (2018) (ENG) (1080p)


Yildiz yükseltme


yc82


!!!!!!!!!! Amın !!!!!!!!!


Celp At Nalı (Sahih Tılsım)


SCCM 2012 Client Installation issue