Quantcast
Channel: ZAMAN-YAZARLAR
Viewing all articles
Browse latest Browse all 11844

Zeki Çol - Türk sporu zehir saçıyor!

$
0
0
En iyisi gelin dopingi serbest bırakalım!Madem engelleyemiyoruz, dünya çapındaki sporcularımızı bile yıllardır doping illetinden kurtaramıyoruz, o zaman bırakalım yapsınlar…Bırakalım istedikleri zehiri kullansınlar! Bir yandan olimpiyat adaylığı için son düzlüğe çıkmış harıl harıl koşturup, diğer yandan Akdeniz Oyunları’nda elde ettiğimiz tarihi başarının keyfini çıkarırken, sporumuzun düştüğü batağı, nedense büyük bir aymazlık içerisinde hafife alıyoruz. Daha birkaç gün önce, Türkiye Olimpiyat Komitesi Dopingle Mücadele Kurulu, tüyler ürpertici bir açıklama yaptı. 2013’ün ilk 6 ayında 648 sporcudan numune alındığını ve bunların 90’ında doping bulgusuna rastlandığını duyurdu. Atletizmde 45, halterde 34, vücut geliştirme ve fitness’ta 8, güreşte 2, tekvandoda 1 sporcunun dopingli çıktığını belirtti.Bu tablo neyi ifade ediyor biliyor musunuz? Özellikle atletizm ve halterde çöktüğümüzü!Uluslararası normlarda, dopingde tehlike sınırı 1,5 ile 2 arası. Uzmanlar eğer alınan numunelerde bu çizgiye ulaşılmışsa o spor için tehlike çanlarının çalmaya başladığını söylüyor. Şimdi sıkı durun… Bizdeki oran ne biliyor musunuz? Yüzde 13,88. Halter ve atletizmdeki oranlar daha da beter bir şaşırtıcılıkta. Biraz derine doğru gittim. Halterde 150, atletizmde 250 sporcudan numune alındığını öğrendim. Sonra basit bir hesaplama yaptım. Karşılaştığım oranlar dehşet verici… Halterde yüzde 22,6. Atletizmde ise yüzde 18! Hatırlayın, tehlike sınırı kabul edilen oranın yüzde 1,5-2 aralığında olduğunu belirtmiştim.Bu çöküş değil de nedir? Bu, ülkenin olimpiyat adaylığı sürecindeki en ciddi risklerinden biri değil midir? Bu, gencecik sporcuların zehirlenmesinin belgeseli olarak görülmemeli midir?Daha farklı bir konuya geçeyim.Gençsiniz… Kabiliyetlisiniz… Ama fakir aile bireyisiniz. Umutlarınız var… Beklentileriniz var… Hayalleriniz ve hayata tutunma, yaşam standartlarınızı değiştirme, popüler olma, geleceğinizi erken yaşta garantiye alma isteğiniz var. Önünüze bir fırsat sunulmuş. Şampiyon ol, hayallerinle buluş denilmiş… Ve sizin durumunuzda, sizin kurumunuzda olup da o hayallerle buluşan sporcu ablalarınızı, ağabeylerinizi tanımışsınız. Ne yaparsınız? Kolay yoldan kazanma ilkesizliğinin en geçerli kural haline getirildiği bu toplumda, samimi cevap verin… Doping yapmaz mısınız? Başarılı sporcuyu teşvik etmek için yıllar öncesinde hazırlanan ödül yönetmeliği, artık iyice sulandırıldı bizde. O ödüller, oyuncuyu bir süredir teşvik etmekten öte tahrik etmeye başladı. Tahrikin boyutları, kimse kusura bakmasın Akdeniz Oyunları öncesinde de zirve yaptı... Şampiyon ol, 500 cumhuriyet altınını al!Bu belki iyi niyetle oluşturulmuş bir stratejiydi. Ama her şeyden önce sportif olmadı. Daha önce 100 cumhuriyet altını olan ödül, 500 altına çıkarıldı. Nasıl bir anlayışsa ikinci 75, üçüncü 50 altında bırakıldı! Üstelik de nerede? Akdeniz Oyunları gibi, dördüncü sınıf bir organizasyonda!Bir yanlışı daha vurgulamak lazım. Biz, son yıllarda bazı organizasyonlara değerinden fazla anlam yüklüyoruz. Erzurum’daki Universiad’da da bunu yaptık. Trabzon’daki Gençlik Oyunları’nda da! Uluslararası arenada üç önemli organizasyon vardır. Olimpiyatlar en tepede yer alır. Ardından dünya şampiyonaları gelir. Ve sonrasında da Avrupa şampiyonaları. Akdeniz Oyunları, hiçbir yanıyla hiçbir yönüyle bunların yanına yaklaşamaz. Ve zaten sporda ileri gitmiş ülkeler de bu oyunlara en iyi sporcularını getirmez. İzleyeni az, dereceleri düşük olur. Mersin oyunlarında seyirci rekoru kırıldı. Biletler 1 liraya kadar düşürüldü. 12 günde, 24 ülkenin 32 branşta yarıştığı oyunlardaki seyirci sayısı ne kadardı biliyor musunuz? Hepi topu 122 bin kişi!Peki kaç dünya rekoru kırıldı? Kaç Avrupa rekoru geldi? Yalnızca İtalyan Manuel Mancini trapta bir dünya rekorunu egale etti. Hepsi o. Ya bizim sporcularımız? Şampiyon olduğunda 500 altın verdiğimiz sporcularımız içinden kaç rekortmen çıktı? Yalnızca bir. Atletizmde İlham Tanui Özbilen 800 metre oyunlar rekoru kırdı. Kısa sürede o tesisleri yapmak büyük başarıydı. Sporcularımız en fazla madalyayı bu oyunlarda aldı. Bunlar tabii ki kutlanması gereken aşama. Ancak, bizim ödülde Avrupa Şampiyonası standardına getirdiğimiz Akdeniz Oyunları’nın izleyeni, sporcu performansı ve dereceleriyle eti budu da bu.Tekrar dopinge döneyim. Akdeniz Oyunları da sporcu açısından teşvikten öte tahrik eden bir organizasyon oldu. Nitekim oyunlar öncesi 30’un üzerinde sporcunun yarışmalardan çekilmek zorunda kalmasının gerisinde önemli ölçüde bu tahrik vardı. Sporcuyu tabii ki ödüllendirmeliyiz. Tabii ki onların yaşam standardını da artırarak en iyi çalışma ortamını sağlamalıyız. Ama bunu israfa, ifrata kaçmadan yapmalıyız.Bir ülke düşünün… En değerli sporcuları doping cezalısı. Güreşte olimpiyat şampiyonu Mehmet Akif Pirim… Dünya şampiyonu Harun Doğan… Halterde 3 olimpiyat şampiyonu, olimpiyat dünya rekorlarının sahibi Halil Mutlu… Bu ülkeye ilk olimpiyat altınını getiren kadın olan Nurcan Taylan. Atletizmdeki ilk Avrupa şampiyonu Süreyya Ayhan. Bir başka Avrupa şampiyonu Nevin Yanıt… Olimpiyat şampiyonu Aslı Çakır Alptekin… Ve daha niceleri.Ne oluyoruz… Nereye gidiyoruz?En büyük şampiyonlarımız, en gözde sporcularımız sizce kürsüde boynuna takılacak altının gururu için mi doping yapıyor? Yoksa ceplerine doldurduğumuz ve hayallerini gerçekleştirdikleri o cumhuriyet altınları için mi?

Viewing all articles
Browse latest Browse all 11844

Trending Articles


Mide ağrısı için


Alessandra Torre - Karanlık Yalanlar


Şekilli süslü hazır floodlar


Flatcast Güneş ve Ay Flood Şekilleri


Gone Are the Days (2018) (ENG) (1080p)


Yildiz yükseltme


yc82


!!!!!!!!!! Amın !!!!!!!!!


Celp At Nalı (Sahih Tılsım)


SCCM 2012 Client Installation issue