![]()
Bülent Arınç, Meclis’in en tecrübeli isimlerinden. 18 yıldır aralıksız milletvekili. Ankara’ya biraz geç geldi. Sandık yenilgileri de yaşadı. Siyasetin ikbalini de gördü zorluklarını da. Partisi kapatıldı. Hem de birkaç defa. Doğrudan darbelerin, muhtıraların hedefi oldu. ‘Sakıncalı’ ilan edildi, sistem bütün öfkesini ona yöneltti. Çok zor günler geçirdi.AK Parti’nin doğmasında payı büyük. Eski siyaset tarzıyla yürünemeyeceğini gördü. Doğal lideri Erbakan’a itiraz etti. Yenilikçi hareketin en dinamik ismiydi. O güne kadar dergaha eğri odun taşımadığı için söyledikleri tabanda karşılık buldu. Yaşadıkları siyasi tarihin önemli parçası. Ve bugünlere geldi. Onu dinlerken geçmişi düşündüm. Onun da sık sık geçmiş günleri hatırladığını düşünüyorum. Önceki akşam iftar sofrasındaydım. Ayrım yapmaksızın en sağdan en sola tüm temsilcileri davet etmişti. Aydınlık da vardı, Yeni Çağ da. Uzun süredir bir masanın etrafına böylesine zengin ve renkli grup oturmamıştı. En çok zorlandığı işi söylerken herkesi şaşırttı. Bunca tecrübe ve söz ustası olmasına rağmen...‘Siyasi hayatımda bu kadar zor iş yapmamıştım’ dedi. Sözünü ettiği iş, hükümet sözcülüğü. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklama yapmak. Ekranlarda rahat ve kendinden emin konuşurken gördüğümüz Arınç meğer sözlüye kalkmış öğrenci gibi heyecanlı ve tedirginmiş.‘Diplomasi dilinde zayıfım ben’ dedi. Haksız değil. İçtenliği en bariz vasıflarından. Sadece dostları değil muarızları da hakkını teslim eder. Açık konuşmaktan, doğru bildiğini söylemekten çekinmez. ‘Evet efendimci, sepet efendimci olmadım, olmayacağım’ dedi. Örnek mi? O kadar çok ki. Hem dünden hem de bugünden...Soruları cevaplandırırken ‘Gerilim derseniz, herkesin tef gibi gerildiği bir Türkiye’deyiz’ dedi. Bunu söylerken kendisinin de sıkıntılı olduğu gözlerden kaçmadı. ‘İnşallah normalleştiğimiz zamanlara kavuşuruz’ diye ekledi. Ne zaman nasıl kavuşacağımıza açıklık getirmedi. Normalleşme kolay değil, önümüz sonbahar ve seçim. Cumhurbaşkanlığı seçimi ‘yüksek tansiyon’ demek.Arınç’ın çarpıcı mesajları vardı. En önemlisi ‘demokratikleşme paketi’ üzerine. Çalışmayı yapan heyetin içinde. ‘Son şekli verilmek üzere’ dedi. Çerçevesi çizilmiş. Son karar Başbakan Erdoğan’ın... İçeriğine pek girmedi. Çözüm süreci ile bağlantı kurulmasından rahatsızlık duyduklarını söyledi. Paketin sürece bakan boyutu var ancak başka konular da var. Kamuda başörtüsü gibi.Bir yandan silahlı unsurlar geri çekilirken diğer yandan dağa çıkanlar var. Rakam kabarık. En son Siirt Valisi Ahmet Aydın isyan etti. Arınç ‘dağa çıkışların nitelik değiştirdiğini’ söyledi. Eskisi gibi ölmek veya öldürmek için değil. Terör yapmak için değil. Peki neden çıkıyorlar? Arınç ‘Gelecek kaygısından...’ dedi.Eğer süreç başarıya ulaşırsa, teröre bulaşmayan örgüt mensupları bazı imkanlara sahip olacak. Gelecek kaygısının anlamı bu. Geri çekilmenin oranı mı? Arınç tahminini ‘Yüzde 20’ler’ diye açıkladı. Beklentilerin çok altında olduğu açık.‘Yüzde 10 barajı’ pakette yok. Arınç ‘İstikrar için barajı koruyacağız’ dedi.Temsilde adaleti güçlendirecek adımlar atılabileceğinin ipuçlarını verdi. Ankara’da baraj konusunda bazı soru işaretleri vardı. AK Parti’nin gündeminde yok. Haliyle yakın zamanda bir düzenleme beklenmemeli. Seçim sistemi üzerine çalışma var. ‘Daraltılmış bölge’ sisteminin giderek ağırlık kazandığını söyleyebilirim.Arınç’a ‘partisinin vicdanı’ deniyordu. Bugün ise onu ‘siyasetin vicdanı’ olarak görmek mümkün. Üç dönem kuralı nedeniyle seçimde aday olamayacak. Şikayetçi değil. ‘2015’e kadar böyle sürdüreceğim. Sonra başka hayatın içinde olacağım’ dedi. Vedaya hazır... m.unal@zaman.com.tr