![]()
Cim Bom, Sneijder ve Drogba ile çok farklı hale geliyor. Sarı Kırmızılı takım 2000’den sonra bir kez daha Arsene Wenger’in elinden kupayı alırken maça damgasını vuran bu iki yıldız oldu. İlk yarıda tamamen kaybolduğu oyunun ardından tıpkı ilk maçtaki gibi bir patlama Galatasaray’a çok hoş bir sezon başı kupası getirdi.Eboue’nin kaptan çıkması bu tür şenlik nitelikli bir maça uygundu, siyah deplasman formasına alışmamız biraz zaman alacak gibi. Arsenal de tam kadro çıkmayı düşünmemişti ama Cim Bom’da Selçuk ve Burak’ın sakatlık nedeniyle kadroda olmayışlarının yanında Drogba ile Sneijder’in de 11’de yer almamaları ciddi sorun çıkardı. Rakip kim olursa olsun Sarı Kırmızılı takımın hücum etkenliğinin sıfırlanması kabul edilir bir durum değil.Açıkçası Galatasaray’ın nasıl bir düzenle oynadığını anlamak da zordu. Göründüğü kadarıyla Engin oyun kuracak, kanatlardan da Hamit ve Amrabat’la rakip kaleye gidilecek, Umut ve Elmander işi bitirecekti. Ne bu plan işledi ne de bireysel bir beceri ortaya çıktı. Sadece Amrabat’ın taşımaya çalıştığı toplarla bir yere varabilmek mümkün olamazdı. Elmander’in tekrar bu takımın seviyesine çıkabileceği epeyce kuşkulu hatta böyle bir beklenti de yok. Umut da henüz hazır görünmüyor.Savunmada önümüzdeki sezon sahada en çok göreceğimizi sandığım dörtlü yer aldı. Semih’in maç eksiği ve Chedjou’nun beklenenin gerisinde kalışı, giderilebilecek sorunlar. Böyle bir durumda Galatasaray’ın ilk 45 dakikada becerebildiği tek iş gol yememek oldu diyecekken Melo’nun hamle hatası Muslera’yı yanıltıp bunu da bozdu. Devrearası ve sonrasındaki değişikliklerle Galatasaray rakip yarı alanda daha çok görünmeye başladı. Sneijder’in organizasyonu, Drogba ve Emre Çolak’ın şutlarıyla hücumda kıpırdanırken gol için daha fazlası gerekiyordu. O da Drog-ba’ya yapılan penaltıyla oldu.Bu golün ardından Emirates’teki tribün patlaması ilginçti. O dakikaya kadar pek sesi çıkmayan epeyce Galatasaraylının bulunduğunu golden sonra gördük. Ardından da yine Sneijder-Drogba işbirliği galibiyet golünü getirdi. Hollandalının nefis ortasıyla Drogba’nın kontrolü ve gol vuruşu turnuvanın en güzel futbol kombinasyonuydu.Elbette ki bu bir hazırlık maçı ve fazla büyütmeye gerek yok. Ancak her durumda maç ve kupa kazanmak sanıldığından çok daha önemlidir. Hele Arsenal gibi bir devi kupasını onun evinde ve elinde almak muhteşem bir futbol keyfidir. Bunu yerinde yaşadığınızda daha iyi anlıyorsunuz. Sonuçta bir hazırlık maçını 60 bin kişinin izlemesi ise bizim memlekette daha uzun yıllar özlemini çekeceğimiz bir güzellik gibi duruyor.