![]()
Hâlâ cihazlarla konuşmaya alışamayanlardanım ben. Kanlı canlı adam istiyorum karşımda. Belki de bu isteğim talebimin milyonlarca şikâyet arasında kaybolacağı endişesinden.Ama öyle değil diyor Çağrı Merkezleri Derneği Başkanı ve Callpex Genel Müdürü Metin Tarakçı. Konuşmalarımız dahil her şeyin kayıt altına alındığı çağrı sektöründe rakamlar şöyle;2,4 milyar TL’lik bir büyüklüğe sahip.2013 sonunda merkezlerde 80 bin kişi çalışıyor olacak, 2015’te ise 100 bin sayısına ulaşılacak.Bu yıl yüzde 20’ye yakın büyüme öngörülüyor.Bu yıl çoğu Doğu Anadolu’da olmak üzere yaklaşık 4 bin kişiye daha yeni iş imkânı sağlanmış olacak. Çalışanların yüzde 46’sı yüksekokul ve üniversite mezunu.Yıllık 1 milyar 200 milyon arama yapılıyor ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki ne ürün iadesi, ne servis talebi ne de yüksek fiyat en çok şikâyeti alıyor. Satıcının umursamaz ve saygısız tavrı tüketiciyi çileden çıkarıyor.Bundan sonra işleri zorAncak pek çok sektörde yavaşlama hatta durma noktasına gelinmişken son teşvik düzenlemeleriyle çift haneli büyüyen çağrı merkezi sektöründe durum kritik. ÇMD Başkanı Metin Tarakçı, sektör gelişiminin önünde üç engel olduğunu söylüyor;1- Prim teşvikini düzenleyen 5084 sayılı kanunun kaldırılması, teşvik verilen il sayısının 15’e indirilmesi.2- ÇM temsilciliğinin tehlikeli işler kapsamına alınması.3- İzinli pazarlama konusu.Başkan Tarakçı, 2012 sonu itibarıyla sektörün insan kaynağına verilen devlet teşvikinin 41 ilden 15 ile düşürüldüğünü söylüyor. Bu daha önce o illere yatırım yapan şirketleri finansal anlamda zora sokuyor çünkü teşviklerden doğan avantaj doğrudan müşterilere yansıtılıyordu. Gelinen son durumda ise bu fark müşterilerden alınamıyor. Diğer yandan kapsam dahilinde olan 15 ilde sadece yeni yatırımlara teşvik uygulanıyor. Daha önce o şehirlere yatırım yapanlar teşviklerden faydalanamıyor. Mesela Metin Tarakçı’nın genel müdürü olduğu Callpex’in Bingöl’deki 450 kişilik yatırımı ilde yeni bir çağrı merkezi açıldığında fiyatlarıyla rekabet edemeyecek.“Bu durum sektördeki taşların yerinden oynamasına neden olacak. Bir süre sonra, sektör içinde birleşmeler ve satın almalar olacaktır. Bu da işin belli gruplar elinde toplanıyor olması anlamına geliyor ki müşteri lehine fiyat rekabetini ortadan kaldıracak.” diyor Metin Tarakçı.Sanırım bu işte düzenleyicinin gördüğü, bizim görmediğimiz bir durum var. Yoksa büyümesini sürdüren alanlardan biri olarak yaklaşık 100 bin gence istihdam imkânı sağlayacak bir sektörün önü neden kesilsin ki!Genç yaşta işin başına geçti, şimdi Sabancı ile ortak inşaat yapıyor“Elime koca bir tomar para verip, o günün şartlarında bile hiç de küçük sayılmayacak bir arazinin alımı için toprak sahiplerinin karşısına yalnız başıma çıkardığında yaşım 19’du. Karar aşamasına gelince dışarı çıktım ve babamı aradım. Defalarca aramış olmama rağmen açmadı telefonunu. Şimdi anlıyorum ki o kararı benim vermemi istemişti. Bu olaydan 6 yıl sonra babamı bir trafik kazasında genç yaşta kaybettik. Beş kardeşin en büyüğüydüm, 25 yaşında işin başına geçtim. Şimdi sanki yanımdaymışçasına adeta onunla konuşuyorum. Hatta sabah biraz geciktiğimde “Zafer kalk” diyen sesini bile duyuyorum.” diyor Toya Gayrimenkul AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Topaloğlu. “İşin başına geçtiğinizde çok gençtiniz, zor olmadı mı?” diye sorduğumda da, “Babam sanki erken gideceğini bilirmişçesine işin içine erken çekti beni.” diye cevaplıyor.Soyadından da anlaşılacağı üzere Topaloğlu ailesi kuzeyden, Of’tan. Asıl işleri madencilik ancak beraberinde turizm yatırımları da var. “Başka işler yapsa da her Karadenizlinin bir işi de inşaattır.” diyor Zafer Topaloğlu. Şirket 1970 yılında kurulmuş. 43 yıllık geçmişte pek çok konut projesi var. 2008’de yeniden yapılanan şirket, sahip olduğu arazilerde farklı projeler yapma kararını vermiş ve gayrimenkul alanında önde gelen şirket olma vizyonunu koymuş. Zafer Topaloğlu şimdilerde bitirmek üzere olduğu 21 dairelik Qent İstinye lüks rezidanslarını yapıyor. Bu, daha büyük ikinci etabın da bir prototipi.Artık hizmette de sınır yokQent İstinye’de bir Sakıp Sabancı Holding iştiraki olan Dilek Gayrimenkul Yatırım ve Turizm AŞ ile birlikte çalışılıyor. Projeyi Tabanlıoğlu Mimarlık tasarlamış. İç mimariyi ise Porsche Design Studio. Qent evleri Türkiye’de çok az örneği olan yeşil bina sertifikası Leed for Homes’a da sahip. Ancak 21 dairelik bu lüks konutun bir diğer önemli özelliği daha var. Concierge hizmeti veriyor. Bu ne demek; rezervasyon, şoför kiralama, sigorta, transfer hizmetleri, yurtdışı etkinliklerinde bilet temini, vale, araç servisi, depo dolumu, araç yıkama, danışma, emanet/vestiyer, tanıtım, paket taşıma, noter, terzi, kuru temizleme ve eczane gibi birçok alanda yönetimden hizmet alınabilecek. Zafer Topaloğlu Qent İstinye’yi, “Boğaz’a karşı, yeşille iç içe, klasik ama bir o kadar da güzel ve yalın, müstakil ama bir o kadar da birlikte çağdaş kent yaşamı.” olarak tanımlıyor ve ‘hayatın her anı değerli’ diyor.Qent İstinye 2013 ekiminde, Q Studio Esentepe 2014 başında satışa sunulacak. Topaloğlu’nun daire sahiplerinin kendileri oturacak dediği Toya Vista ise her bütçeye uygun alım seçenekleriyle satışa çıkıyor.İstanbul’un silüetini bozmayalım yeterİstanbul’da lüks konut inşaatlarının sayısı giderek artıyor. Qent İstinye’de banyodan tuvalete, ışıktan sese kadar ayrıntılarla yaşam alanının keyfe dönüştürülmesi konusunda Porsche Design’ın ustalığına güvenilmiş. Projenin önermesi İstanbul içinde ama bir o kadar da dışında yaşamak. Yapısal olarak Boğaz silüetini bozmayan şık yapılar arttıkça İstanbul’un değeri de artacak. Bana göre dikkat edilmesi gereken tek şey İstanbul’un silüetini bozmadan dünya kentleri arasında tercih edilir yaşam alanlarının sayısını artırmak.